Reklam Alanı
Reklam Alanı

İLK TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE HAMİLE KALANLAR NELERİ DOĞRU YAPIYOR?



Tüp bebek tedavisi ile ilgili sorularınızı sizler için Prof. Dr. Bülent Tıraş’a sorduk.  İlk tüp bebek tedavisinde hamile kalanların neleri doğru yaptığı ve neler yapılması gerektiğini bizlere anlattı. Bu sorularınızın cevaplarına gelin hep birlikte bakalım.

Tüp bebek tedavisi günümüzde yaygınlaşmış olup tüm kısırlık faktörleri için uygulanabilen en etkili yöntemlerden birsidir. Tüp bebek tedavilerinde ileri teknolojik metotlar kullanılsa da ilk denemelerde başarısız olma ihtimalinin var olduğunu unutmayalım. Tüp bebek tedavisinin sonunda yapılan testlerde negatif sonuç ne kadar üzücü olsa da tedavinin %100 başarı sağlamayacağını da aklımızdan çıkarmamamız gerekir. Bu durumlarda kendinizi üzmek yerine yeniden deneyebilir ve gerekirse başka bir tedavi yöntemi uygulayabilirsiniz.

İLK TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE BAŞARILI OLMANIN YOLLARI NELERDİR?

Prof. Dr. Bülent Tıraş en etkili faktörleri anne adaylarına anlattı. Bizler de sizler için kaleme aldık. Gelin en etkili faktörleri birlikte okuyalım.

  •  İlk tüp bebek tedavisini erken yaşlarda yaptırmanız gerekir!

Anne adaylarının yaşı ilerledikçe doğal yöntemlerle ya da kendi yumurtalarıyla hamile kalması oldukça zordur.  Hatta şunu da söylemek gerekirse yaş ilerledikçe tüp bebek tedavisinin masrafları da artmaktadır. Özellikle 40 yaş sonrasında bebek sahibi olmak isteyen kadınların tekrar tüp bebek tedavisi görmesi gerekebilir.

Bebek sahibi olmak isteyen kadınlara 40 yaş sonrası vurgusu sürekli yapılır. Bunun nedeni ise doğurganlığının bitmesi değildir. Kadınların doğurganlığı 30 yaşında azalmaya başlamaktadır. 35 yaşından sonra doğurganlık yüzdesi daha hızlı azalır. 28 ve 35 yaşları arasındaki azalma oranları 39-42 yaşları arasına bakarsak daha yavaş ilerlemektedir. Bu nedenle 40 yaş vurgusu kadınlara sürekli söylenmektedir. Aslında bakarsanız kadınların doğurganlığı menopozdan yaklaşık 10 yıl önce biter. Tabii her kadın için aynı durum söz konusu değildir.

30 yaşına kadar sağlıklı ve doğurgan bir kadının her ay hamile kalma şansı %20 civarındadır. Kadın 40’lı yaşlarına yaklaştıkça bu oran %5’e kadar düşmektedir.

Kadınların doğurganlığını etkileyen nedenlerden birisi de yumurtanın kalitesi ve sayısıdır. Kadınlar doğdukları zaman ömür boyu sahip olacakları yumurta ile doğmaktadırlar.  Bu yumurtaların bir kısmı ise hiçbir zaman olgunlaşamaz. Hatta şunu da söylemek gerekirse 28 yaş altı kadınlarda doğurganlık oranı fazla olmasına rağmen yumurtalarının yarısından çoğunda kromozom anomalileri bulunmaktadır.  Yaş ilerledikçe kusurlu yumurtaların sayısı azalmaktadır. En son süreçte ise çocuk sahibi olmak için yumurta kalmamıştır.

2012 yılında ABD’de bulunan Yardımcı Üreme Teknikleri Topluluğu’nun (SART) yaptığı bir araştırmada 35 ile 37 yaş altındaki kadınların canlı doğum oranı 38 iken, 38-40 yaşları arasında ise bu oran %28’ e düşmektedir.  41-42 yaşlarına bakarsak başarı oranı %16 olup 42 yaşın üzerinde olan kadınların yalnızca %6’sı bebek sahibi olabilmiştir.

35 yaş üzeri kadınlar tüp bebek tedavisi görmek istiyorlarsa ilk olarak yumurta kalitesine ve sayısına baktırmanız gerekir. Bu durum tüp bebek tedavisinin masraflarını ve başarı şansınızı etkileyecektir. Başvurduğunuz doktorunuz kanınızdaki FSH, östrojen ve AMH seviyelerini ölçerek buna göre yumurtalık rezervlerini değerlendirecektir.  Bu konu hakkında bir bilgi daha verirsek FSH seviyeleri yüksek, AMH seviyeleri düşük ise yumurtalık rezervinin düşük olduğunun işareti olabilir.

Tüp bebek tedavisi için başvurduğunuz doktorunuz test sonuçlarını değerlendirerek size özel bir tedavi yöntemi planlayarak uygulanabilecek yöntemler hakkında size bilgi verecektir. Tedavi sırasında yumurta üretimini artırmak için çeşitli ilaçlar kullanmanız gerekiyorsa bu durumun tüp bebek tedavi masraflarının bir kısmını oluşturduğunu bilmeniz gerekir. Eğer yaşınız ilerlemişse tedavi sürecinde kullanılacak ilaçların sayısı ve tedavi döngüsünün süreci de masrafları artıracaktır.

  • Yumurta rezervi düşüklüğü için test yaptırmak

Prof. Dr. Bülent Tıraş yumurta rezervinin neden tüp bebek tedavisinde bu kadar önemli olduğunu bizlere açıkladı.

Yumurta rezervi, yumurta sayısını ve kalitesine göre yumurta hücrelerinin belirlenmesidir. Kadınların sahip olduğu bu yumurta rezervinin düşüklüğü yumurta sayısının az olması ya da var olan yumurtaların kalitesinin düşük olması doğurganlığı ifade eden en önemli unsurdur.

Yumurta rezervinin düşüklüğü yalnızca yaşın ilerleme durumu ile ilgili değildir. Genetik kusurlar, üreme sistemine zarar veren agresif tıbbi tedaviler ve yapılan ameliyatlarda bu durumu etkilemektedir. Pek çok vakada yumurta rezervinin düşüklüğünün sebebi bilinmemektedir.

Yumurtalık rezervi düşük olan kadınlarda tüp bebek tedavisinin başarı oranı düşük olabilir. Yumurtaların az ya da kalitesiz olması doğal yollarda da hamile kalmanın düşük olduğu gibi bu durumlarda benzer etki göstermektedir.

Yumurta rezervi bir kadın için biyolojik saattir. Kadından kadına bu faktör değişiklik göstermektedir. Bazı kadınlarda 40 yaşından sonra azalma durumu yaşanırken, bazılarında ise 20’li yaşlarında başlamaktadır.

Kadınlar doğduklarında yaklaşık 2 milyon yumurtaya sahip olmaktadır. Bu yumurtalar yaş ilerledikçe ve ergenlik dönemine girdiklerinde yalnızca 400 bin yumurta kalabilir. Kadınların 30’lu yaşlarından sonra bu sayı 27 binlere kadar düşer ve yumurtalıklar bine kadar düştüğünde ise menopoz başlar.

Yumurtalık rezervinin azalmasına neden olan dış faktörlerde yer almaktadır. Genellikle bunları düşünebilirsiniz.

  • Sigara kullanımı

  • Genetik anomaliler

  • Kanser tedavisi ve agresif tedavi yöntemleri

  • Yumurtalık ameliyatı

  • Belirli bir nedeninin olmaması (İdiopatik)

Yumurta rezervinin azalmasını önleyemesek de üreme teknikleriyle bebek sahibi olmanız mümkün olabilir.

Yumurta rezervinin düşük olduğunu öğrendiğinizde doğurganlığı korumak için hızlı üreme tekniklerine başvurabilirsiniz. Tüp bebek tedavisi ile birlikte hamile kalmaya çalışmayı deneyerek hem yumurtalıklarınızı dondurabilir ve bu süreçte doğurganlığınızı koruyabilirsiniz.

Kadınlarda yumurta rezervinin düşüklüğü için başka bir yöntem de bulunmaktadır.  Süperovulasyon dediğimiz bu yöntemde kadının birden fazla yumurta üretebilmesi için bazı hormonlar dışarıdan enjekte edilir.  Yumurtalar toplanır ve dondurularak saklanır. Bu yöntem tüp bebek tedavisi sürecinde de uygulanabilmektedir.

Kilo Vermek

Prof. Dr. Bülent Tıraş ilk tüp bebek tedavisinde kilonun önemini bizlere açıklamıştır. Kilo tüp bebek tedavisinde ne kadar önemlidir gelin birlikte bakalım.

İlk kez tüp bebek tedavisi görecek kadın tedaviye başlamadan önce ideal kilosunda olup olmadığına bakmalıdır. Bu durum hamile kalma şansını da yükseltebilir.

Obezite hastalığı tüm vücuda zarar verdiği gibi yumurtalıklara da zarar vermektedir. Aşırı kilolu kadınların kendi yumurtaları ile hamile kalmaları çok daha zordur. Eğer obezite gibi bir rahatsızlığınız varsa tüp bebek tedavisinde daha fazla ilaç kullanmanıza sebep olabilir. Eğer kilonuz doğurganlığınızı etkiliyorsa kilo vererek normal yumurtlamaya başlayabilir hatta bu durumda tüp bebek tedavisine de ihtiyaç duymayabilirsiniz. Doktorunuz ile bu durumu görüşüp başka etkileyen faktörlerin bulunup bulunmadığını detaylı bir şekilde öğrenebilirsiniz.

Sigaradan Uzak Durmak

2005 yılında katıldığım bir araştırmaya göre “Effects of subfertility cause, smoking and body weight on the success rate of IVF (Kısırlık sebebinin, sigaranın ve kilonun tüp bebek başarısı üzerindeki etkileri) sigaranın tüm vücuda etkisi olduğu gibi tüp bebek tedavisinde de hamile kalmanın etkilerini barındırmaktadır.

Araştırmanın sonucunda sigara kullanan kadının tüp tedavisinde hamile kalma oranı düşük olmaktadır. Bir yıl boyunca günde 1 adetten fazla sigara tüketen bir kadının tüp bebek tedavisi sonucu canlı doğum yapma olasılığı %28 oranında düşmektedir. Bu farkı benzetirsek 20 yaşındaki bir kadının doğurganlığı ile 30 yaşındaki bir kadının doğurganlığı arasındaki farklar kadardır.

Sebebi bilinmeyen (İdiopatik) kısırlık sorunlarında en etkili faktör sigara olarak bulundu. Sigara kullanmayan bir kadının doğurganlık oranı %20,7 iken sigara kullanan bir kadının canlı doğurması %13,4 ‘ e kadar düşmektedir. Erkeklerinde yer aldığı kısırlıkta da sigaranın neden olduğu anlaşılmaktadır.

Sigaranın doğurganlığı ne kadar etkilediği tam olarak bilinmese de içerisinde bulunan kimyasalların rahim içi tabakaya zarar verdiği düşünülmektedir.

Blastokist transferi yaptırmak

Döllenme gerçekleştirildiğinde tüm embriyolar büyüyüp gelişmemektedir. Embriyolardan bazıları bozulmakta, bazıları ise büyümeyi durdurmaktadır. Tüp bebek tedavisinde embriyo transferi yapılmadan önce ne kadar bekleneceği farklılık göstermektedir. Tedavide genellikle kullanılan embriyo 3 veya 5 günlük olmalıdır.

5 günlük embriyolar blastokist olarak isimlendirilir ve 3 günlük embriyoda daha uzun gözlemlendiği için 5 günlük embriyo tercih edilebilir.

TÜP BEBEK MERKEZİ SEÇİMİ

Tüp bebek tedavisinin ilk sürecinde başarılı olamayan aileler farklı bir merkez veya doktor seçmektedir. Bunu yapmak yerine tam olarak araştırılıp güvenilir bir merkez bulunmalı ve ilk etaptaki başarısızlık sizi hayal kırıklığına uğratmamalıdır. Aynı doktora devam etmeli ve 2 veya 3 bu tedavi döngüsüne ihtiyaç duyulmalıdır. Aynı doktora tedavi olmanız tedavi sürecinin uzatılmaması ve bilgilere sahip olduğu için tedavide alınacak kararları size daha uygun hale getirmektedir.

TÜP BEBEK TEDAVİSİ AŞAMALARI

Prof. Dr. Bülent Tıraş tüp bebek tedavisi aşamalarını ve bu tedavi süresince nelere dikkat etmeniz gerektiğini anlatmaktadır. Tüp bebek tedavisi ile ilgili soruların cevapları aşağıdaki aşamaların içerisinde yer almaktadır.

  • İlk aşamada kadının adet (regl) döngüsünde değişiklik yapılır. Kısırlık ilaçları sayesinde tedavinin ileri sürecinde daha etkili hale gelir. Bu ilaçlar iki haftaya boyunca kullanılmaktadır ve enjeksiyon şeklinde uygulanır.

  • Diğer aşamada yumurtalıklar Daha fazla yumurta üretimleri için teşvik edilir. FSH hormonu ile yumurtalıklar daha fazla yumurta üretmeye başlar. Yumurta daha fazla üretilir ve toplanırsa rahme transfer edilecek embriyoların elde edilme şansı artar.

  • Yumurtalar toplanmadan önce süreç tek tek kontrol edilir. Vajinal ultrason ile yumurtalıklar kontrol edilir gerekirse bunun üzerine kan testi yapılır. Yumurtalar toplanmadan önce hCG ya da çatlatma iğnesi ile olgunlaşması için tetiklenir.

  • Bu aşamaların sonunda yumurtalar toplanacaktır. ince bir iğne ve ultrason yardımıyla toplanan yumurtalar ufak miktarda vajinal kanama ya da kramp gösterebilir.

  • Toplanan yumurtalar erkeğin spermi ile bir araya getirilerek döllenmesini bekleriz. Bazı hastalarda bir sperm alınır ve bir yumurtaya enjekte edilir. Laboratuvar ortamında gerçekleştirilen bu süreç transfer için uygun olan embriyo seçilerek sonlandırılır.

  • Son aşamanın bulunduğu nokta ise embriyonun transferidir. Kateter adı verilen ince tüp ile embriyo transfer edilmektedir. Rahme transfer edilen embriyo ya da embriyolar kadının yaşına ve kaç kez tedavi gördüğüne göre farklılık göstermektedir.

37 Yaşın Altındaki Kadınlar

Kadın ilk kez veya ikinci kez tüp bebek tedavisi görüyor ise yalnızca bir adet embriyo transferi yapılır. Ancak doktor önerilerine göre farklılık gösteren bu durum ikinci embriyodan fazlası transfer edilmemelidir.

37-39 Yaş Arasındaki Kadınlar

İlk veya ikinci kez tüp bebek tedavisi görüldüyse bir adet embriyo transfer edilmelidir. Yaşın gereği ile kaliteli embriyo yok ise iki embriyo da önerilebilir. Ancak üçüncü kez tedavi görülüyorsa en fazla iki embriyodan fazlası transfer edilmemelidir.

40-42 Yaş Arası Kadınlar

Yalnızca iki embriyo transfer edilebilir.

Tüp bebek tedavisinin süresi boyunca en çok merak edilen konu erkeğin rolü nedir sorusudur. Kadından yumurtanın toplanmasının ardından erkekten taze sperm örneği sağlanması gerekir. Erkekten alınan sperm temizlenir ve en aktif spermler seçilerek bu süreci tamamlamış oluruz.

Bu sürecin bitiminde iki hafta kadar beklenmesi istenir. Bu bekleme süresi bazen 10 güne kadar da çıkabilir. Dengeli beslenerek alkol veya sigara gibi zararlı maddelerden uzak tutularak bekleme sürecinin bitiminden sonra hamilelik testi yapılması istenir.

TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE BAŞARI ŞANSINI ARTTIRMAK

Tüp bebek tedavisinde kadının yaşı oldukça önemlidir. 35 yaşın altındaki kadınlarda başarı oranı %50 iken 35 yaş üzeri kadınlarda bu yüzdelik azalmaktadır.

İlk kez tüp bebek tedavisi olacak kişiler tedavinin başarı oranı yüksek olduğunu düşünmektedir. Ancak bu yanılma tıpkı doğal doğurganlık gibi farklı faktörleri de içerisinde bulundurmaktadır. Bir örnek verirsek; kadının yaşı ve rahminin ne durumda olduğu, yumurtalık rezervi hatta erkeğin sperm kalitesi ve sayısı da bu durumları tetiklemektedir.

Çocuk sahibi olmak isteyen çiftler bu durumları iyi değerlendirmeli ve doktorun kısırlığa yol açan sebepleri de araştırması gerekir.

Prof. Dr. Bülent Tıraş başarı oranını artırmak için çiftlerin nelere dikkat etmesi gerektiğini 10 madde ile bizlere sundu.

1.Kilonuza Dikkat edin

Doğurganlık ve tüp bebek tedavisinde sağlıklı kiloda olmak çok önemlidir. Obez ya da aşırı zayıf olmak, hamile kalmayı zorlaştırabilmekte ve tüp bebek tedavisi başarı oranını etkilemektedir. Aşırı kilolu olunması halinde tüp bebek tedavi sırasında yumurtalıkları kontrol etmek de zor olabileceğinden yumurta toplanma sürecinde komplikasyonlar meydana gelebilir. Bir diyetisyen yardımı ile tedaviye başlamadan önce kilonuza ve beslenme düzeyinizi kontrol etmeniz gereklidir.

2.Sperm Sağlığı

Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerde en önemli unsur kadın olsa da erkek de bazı konularda dikkat etmelidir. Erkeğin tedavi sürecinde sperm kalitesini artırmak amaçlı kullandığı ilaçlarla birlikte multivitaminler ve daha sağlıklı bir kiloda olması gerekir.

3.Doktor ve Tüp Bebek Merkezi Seçimi

Doktor seçiminde uzman ve deneyimine bakılması elbette önemlidir. Ancak rahat iletişime geçebileceğiniz bir doktor seçimi de yapmanızı önemlidir. Doktorunuz tedavi sürecinde duygusal ve fiziksel olarak yanınızda bulunup yol arkadaşlığı edecektir.  Bu süreçte etrafınızdaki insanlara da sorarak onlardan yardım alabilir ve kendinize en uygun doktoru seçebilirsiniz.

4.Stres

Uzun süreli yaşanan stres veya kaygı bozuklukları doğal yolla ya da tedavi ile hamile kalma olasılığını etkilemektedir. Bu süreçte doğal olarak stres olabilir ancak bu durumu kontrol etmenizi tavsiye ederim.

5.Sigara Kullanımı

Sigara kullanımının yan etkilerini sizlere bahsetmiştim.  Tüp bebek tedavisi sürecinde eğer kullanılmaya devam edilirse hem de yumurtanın hem de spermin zarar görebileceğinden bebek sahibi olmanız düşük bir ihtimale girecektir.

6.Takviye Kullanımı

 DHEA ve COQ10 gibi takviyelerin hem yumurta kalitesi hem de sayısı üzerinde etkili olduğunu söyleyebilirim.  Birçok kişinin vitamin takviyesi kullandığı bu dönemde bir tahlil yaptırıp doktorunuz ile görüşerek size en uygun vitamin takviyelerini kullanabilirsiniz.

7.İntrasitoplazmik sperm enjeksiyonu deneyin

Sperm ile ilgili bir sorun ile karşılaştığınızda intrasitoplazmik sperm enjeksiyonunu deneyebilirsiniz. Normal tüp bebek tedavisinde döllenme petri kabında gerçekleşirken bu yöntemde tek bir sperm alınarak yumurtaya enjekte edilir. Bu yöntem sürecin daha net olmasına ve döllenme şansının daha yüksek olmasını sağlar.

8.Kapsamlı kromozom taraması

Embriyoyu daha net bir şekilde gözlemlemek için kullanılan bir yöntemdir. Embriyonun görünüşü ne kadar düzgün olursa olsun kromozom bakımından anomaliler görülebilir. Bu durumda tüp bebek başarısız olabilir ve kadında düşük görülebilir.

9.Alkol Tüketimi

Stresli bir sürecin habercisi olan tüp bebek tedavisi bazı hastaları alkole teşvik etmektedir. Tedavi süresince alkol tüketimi tedavinin başarı oranını olumsuz etkiler.

10.Uyku Düzeni

Stresi ve kilosuyla birlikte bu duruma da tedavi süresince dikkat etmeniz gerekir. Düzenli bir uyku hem ruhsal hem de fiziksel olarak size daha dinç bir zaman dilimi sunar. Uyku ve doğurganlık arasında bir benzerlik gözükmede anne sağlığı için önemli bir rol oynamaktadır. 7-8 saat uyku düzeninizin olması hamile kalma şansını artırmaktadır.



Bu makale hakkında yorum yapmak ister misiniz ? Tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz