Reklam Alanı

ÇALIŞAN ANNE OLMAK, ÇALIŞAN ANNELERİN KAYGILARI VE TAVSİYELER



İDEAL ANNE DAYATMASI KADINLARDA KAYGIYA SEBEP OLUYOR

İş hayatına doğum ve annelik sebebiyle bir süre ara verdikten sonra tekrar geri dönen çalışan anneleri en çok zorlayan konu bebeklerinden ayrılmaları ve bundan duydukları kaygıdır.

İşe geri dönen annelerin hemen hemen hepsi suçluluk duygusu yaşarlar. Bebeğim bakıcısını benden daha fazla sever mi? Ona bakan anneannesine anne demeye başlar mı? Acaba şu an mutlu mu? İyi bakılıyor mu? Gibi sorular gün içinde sürekli kafasında döner durur.

Toplum tarafından dayatılan ideal anne baskısı da kadınların sırtında yük olmaktadır. Kadının hem iş hayatında başarılı olmasının beklenmesi, hem de evde mükemmel anne olmasının beklenmesi kadında kaygı yaratır. Çalışan anneler ikisi arasında tercih yapmak zorunda bırakılabilir. Oysa hem çalışan bir kadın olmak hem de iyi ve yeterli bir anne olmak mümkündür. Çalışan anne olmak yetersiz annelik anlamına hiçbir zaman gelmemektedir.

MÜKEMMEL ANNE OLMAK YANILGISINDAN KURTULUN!

Hiçbir zaman mükemmel annelik diye bir kalıp mümkün değildir. Kaygılarınızdan kurtulmak için kafanızdaki mükemmel anne kalıbından kurtulmanız gerekmektedir. Çalışan anne olmak toplumda da çocuklarıyla yeterince ilgilenmeyen anne olarak tanımlanmaktadır. Oysa çocuklarla geçirilen zamanın kalitesi önemlidir. Çalışan anne, çocuğuna yeterli ve gerekli şekilde ilgi ve sevgisini gösteriyorsa, öz bakımını yapıyor, ihtiyaçlarını karşılıyor ve en önemlisi çocuğuyla güvenli bağ kuruyorsa çocuğun gelişimini engelleyen olumsuz bir durum gerçekleşmez.

ÖNEMLİ OLAN ÇOCUĞUNUZLA İLİŞKİNİZ

Önemli olan annenin çalışması veya çalışmaması değil, çocukla kurduğu ilişkidir. İlk üç yaş tabi ki anneye güvenli bağlanma açısından çok önemli bir dönemdir. Ama sağlıklı anne-çocuk ilişkisi sürekli beraber olmak demek değil, beraber oldukları zaman içinde sağlıklı ilişki kurmalarıdır.

Bir annenin çocuğuna verebileceği en güzel şey; çocuğuna ilgi, şefkat vermesi, kurduğu iletişim ile çocuğunun “ben değerliyim”, “güvendeyim”, “mutluyum” duygusunu yaşamasını sağlamasıdır. Ayrıca çocuğun annesine bağlanmaya ve yakınlık kurmaya, sevildiğini hissetmeye ihtiyacı vardır. Ama bunun için 24 saat bir arada olmak gerekmez. Önemli olan annenin çocuğuyla geçirdiği zamanın niteliğidir.

ARAŞTIRMALARA GÖRE ANNENİN ÇALIŞMASI ÇOCUĞU OLUMSUZ ETKİLEMİYOR

Bu konu üzerinde yapılan bazı araştırmalar her gün işe giden annelerin çocuklarının gelişiminde bir problem olmadığını göstermektedir. Çalışan annelerin çocuklarında herhangi bir fiziksel ya da gelişimsel sorun bulunamamıştır.

Ayrıca çalışan anneler ev işleri ve boş zaman faaliyetlerine daha az zaman harcadıkları için işten geri kalan zamanlarında çocuklarıyla daha kaliteli zaman geçirmektedirler. Yine yapılan araştırmalarda çalışan annenin bebeğinin dil, bilişsel ya da zihinsel gelişiminde diğer çocuklara göre farklılık bulunmamaktadır.

Ayrıca yapılan çalışmalarda, çalışmayan annelerin çocuklara ve evlerine  zaman ve enerji harcamaları ve bütün gün evde çocuğu ile birlikte olmaları daha fazla yıpranmalarına sebep olmaktadır. Fakat çalışan anneler sosyalleştiği ve ev işlerine daha az zaman ayırdıkları için bu yıpranma bu kadınlarda daha az görülmektedir.

Bunun yanında çalışan annenin ekonomik olarak özgür olması anne çocuk ilişkisi açısından da bağlantılı bulunmuştur.

Ayrıca annenin çalışması kadının üretken olmasına, aldığı eğitimi değerlendirmesine fırsat veren ve annenin ruh sağlığı açısından önemli bir faaliyettir.

ÇALIŞAN ANNELER ÇOCUKLARIYLA NİTELİKLİ ZAMAN GEÇİRMELİ

Çalışan anneler çocuklarıyla geçirdikleri vakitlerde çocuğunu kucaklamalı, onunla göz teması kurmalı, oyun oynamalı, konuşmalıdır. Onunla geçirdiği zaman birkaç saat bile olsa tamamen kendini çocuğuna vermeli onu dikkatle dinlemelidir. Hafta sonlarını ev işiyle geçirmek yerine, çocuğunu tiyatroya, sinemaya, parka götürebilir ya da çocuğuyla evde kaliteli zaman geçirebilir.

Kaliteli zaman geçirmek denildiğinde çocuğa bir şeyler öğretmek akla gelmektedir. Kaliteli zaman öğretmenlik yapmak değil çocuğunuzla bağ kurduğunuz, ilişkinizi kuvvetlendirdiğiniz, onu koşulsuz sevdiğinizi hissettirdiğiniz anlar kaliteli zamanlardır.

Duygusal olarak eksik olan çocuklar üzerinde yapılan çalışmalarda kriter annenin çalışıp çalışmaması değil çocuğa verilen duygusal destektir.

Anne olmak çocuğun 24 saatinde onunla birlikte olma şartını gerektirmez. Tam tersi çocuğun anneden ayrı ve bağımsız olarak hareket edebilmesi, kendi farklılığını ortaya koyabilmesi ve aldığı anne sevgisi ve ilgisiyle bir birey olarak tek başına hareket edebilmesi çok önemlidir.

ÇALIŞAN ANNELERE EN BÜYÜK DESTEĞİ EŞİ VERMELİDİR

Çalışan bir kadının öncelikle eşinden destek görmesi ve bu desteği isteyebilmesi çok önemlidir. Çünkü çalışan bir kadın eve geldiği zaman çocukla ilgilenmek dışında da bir şeyler yapmaya ihtiyaç duyar. Evle ilgili ihtiyaçlar, kendi öz bakım ihtiyaçları, sosyalleşme vb. Tüm bunları yapabilmesi için eşle birlikte bir takım olabilmek çok önemlidir. Mutlu bir bebek için mutlu anne baba ilişkisi en önemli şeylerden biridir.

ÇALIŞAN ANNELERE TAVSİYELER

  • Öncelikle siz evde olmadığınızda çocuğunuzu emanet ettiğiniz kişi konusunda içiniz rahat olmalıdır.

  • Bu ekibin en önemli parçası sadece siz değilsiniz. Babalar da bu ailenin en önemli parçasıdır. Ve geri planda kalmamalıdır. Yük paylaşımında büyük pay babanın olmalıdır.

  • Önemli olan çocukla 24 saat vakit geçirmek değil, geçirilen zamanın kalitesidir. Bunu asla unutmayın.

  • Yasal süt izinlerinizi işvereniniz ile görüşmeyi asla unutmayın. İlk 6 aya kadar -çalıştığınız sektöre göre- günde 1,5 ile 3 saat arası; 6-12 ay arasında da 1,5 saatlik süt izniniz vardır. Çalıştığınız yer ile bu planlamayı mutlaka yapın ve bu hakkınızı mutlaka kullanın.

  • Çalışan anne olmak suçluluğu yanında getirir. Anne bu suçluluğu çocuğun her istediğine tamam demek ya da sürekli hediye almak gibi vicdan rahatlatıcı hareketlere yönelir. Bu davranışlar da çocuğun geleceğinde sıkıntı yaşamasına sebep olabilir. Ölçülü olmak unutulmamalıdır. Onu sevdiğinizi başka yollarla göstermelisiniz.

  • Çocuğunuz size her istediği zaman ulaşabilmelidir. Bu çocukta güvende olduğu hissini kuvvetlendirir.

  • İhtiyacınız olduğunda yardım isteyin. Herşeye yetişmeniz mümkün olmayabilir. Sağlığınız için yardım istemekten çekinmeyin.

  •  Beslenme, uyku ve öz bakım (tuvalet alışkanlığı, giyinme vb.) gibi konularda bakımverenlerle nasıl hareket edileceği konusunda bir uzlaşma ortamı sağlamak çok önemlidir. Aşırı izin verici ve koruyucu bir tutuma sahip olan anneanne veya babaanne bakımındaki çocuk engellenmeye tahammülsüzlük gösterebilir bu tutum ileri hayatında sorun yaratabilir.

  • Bakım vereni benden daha çok sevecek düşüncesinden uzaklaşın. Çocuğunuzla güvenli bir bağ kurduğunuz takdirde çocuklar ‘’beni sevenler var ama bu kişiler gidecek yeniden gelecek’’ düşüncesinde olurlar. Çocuklar birden fazla kişiyi sevip bağlanabilir. Bu sizin anne çocuk ilişkinizi etkilemez.

  • Mükemmel anne kalıbından sıyrılın iyi bir anne olduğunuzu kendinize sürekli hatırlatın.

  • Çocuğa haber vermeden evden kaçma gibi davranışlarla asla evden çıkmayın.

  • Çocuklar beden dilinden hemen anlar. Çocuğun yanından ayrılırken üzgün olmanız ‘’annem benim yüzümden üzgün’’ diye algılayabilir.

  • Hastalık durumlarında evde kalmaya çalışın.

  • Kendinize de zaman ayırmayı unutmayın. Yeterli uyku, beslenme, egzersiz yapma ve sizi mutlu eden şeyleri yapmak da çok önemlidir.Siz ne kadar mutluysanız aileniz de o denli mutlu olur.

  • Ev işi yapmanız gereken durumlarda da işinizi yaparken çocuğunuz ile sohbet edin ya da çocuğunuzdan yaşına göre minik yardımlar isteyin.

  •  Bebeğiniz sizinle birlikte uyumak istiyorsa, siz de istiyorsanız beraber uyuyun. Bu isteğini reddetmeyin.

SİZ BİR ROL MODELSİNİZ!

Çalışan anne olarak hem kız hem de oğlan çocuklarınız için iyi bir rol model olduğunuzu unutmayın. Bir kadın çalışsa da çalışmasa da çocuklarına her alanda örnek olabilir. Çalışmayan kadın da üretmeyen kadın değildir. Fakat siz çalışarak aynı anda birçok işi yürüten, çalışkan, sorumluluk sahibi, kimseye bağımlı olmayan bir kadın olarak çocuklarınıza örnek olduğunuzu asla aklınızdan çıkarmayın.

 



Bu makale hakkında yorum yapmak ister misiniz ? Tecrübelerinizi paylaşabilirsiniz